Hafif Kognitif Bozukluk ve Demans

Hafif Kognitif Bozukluk ve Demans

 

Ulusal Çekirdek Eğitim Programına göre kognitif bozuklukları öğrenme düzeyi; tanı ve tedavi hakkında bilgi sahibi olmayı, acil şartlarda müdahale edebilmeyi, korunma önlemlerini uygulayabilmeyi ve hastaların uzun süreli takibini/izlemini yapabilmeyi gerektirmektedir.

 

Tanım:

– Hafif kognitif bozukluk normal bilişsel durum ve demans arasında bir ara durumu ifade eder. Kognisyondaki spesifik değişiklikler normal yaşlanma sırasında sıklıkla gözlenirken kognitif bozukluğun bazı formlarının demansın erken bir belirtisi olabileceğine dair kanıtlar giderek artmaktadır.

– Bir sendrom olarak hafif kognitif bozukluk demans kriterlerinin karşılanmadığı kognitif bozukluktur.

 

Hafif kognitif bozukluğun iki alt tipi vardır:

1. Amnestik hafif kognitif bozukluk

2. Non-amnestik hafif kognitif bozukluk

 

Amnestik alt tipi daha yaygındır (amnestik/nonamnestik: 2:1). Genellikle Alzheimer hastalığının prekürsörü gibi düşünülür.

– Bunun dışında hafif kognitif bozukluk ile karıştırılabilecek ve benzer olan pek çok terim vardır: yeni başlayan demans, izole hafıza bozukluğu, minimal Alzheimer, predemans Alzheimer, prodromal Alzheimer ve erken Alzheimer hastalığı gibi. Ancak bu terimlerden hiçbiri tam anlamıyla hafif kognitif bozukluğu karşılamamaktadır.

– Hafif kognitif bozukluğu karşılayabilecek en yakın anlamlı terimin demanssız kognitif bozukluk olduğu yönünde düşünceler vardır.

 

Epidemiyoloji:

Yapılan 34 çalışmanın meta analizine göre yaş ilerledikçe hafif kognitif bozukluğun görülme oranının da arttığı anlaşılmıştır. 60-64 yaş arasındaki bireylerde %6.7 oranında görülürken 80-84 yaş arasında görülme sıklığı %25.2’ye kadar ulaşabilmektedir.

 

Prevalansı etkileyen faktörler:

– İleri yaş

– Düşük eğitim düzeyi

– Vasküler risk faktörleri (hipertansiyon, diyabet, obezite gibi)

– İnme ya da kalp hastalığı öyküsü

– Apolipoprotein E (APOE) epsilon 4 genotipi

– Nöropsikiyatrik semptomlar (ajitasyon, apati, depresyon, anksiyete)

 

Tanı:

Semptomlar:

– Bilişsel şikayetler: Özellikle amnestik hafif kognitif bozuklukta hastalar bellek zayıflığı

– Nöropsikiyatrik semptomlar:

– Depresyon (%25-40)

– Anksiyete

– Saldırganlık

– Apati (ilgisizlik)

 

Klinik değerlendirme:

– Hafıza kaybının şiddeti ve eğer varsa günlük aktivitelerdeki bağımsızlığı sınırlandıran fonksiyonel bozuklukların değerlendirilmesi amaçlanır.

– Kognitif değişikliğin nondejeneratif nedenlerini tanımlamak için tıbbi ve nörolojik muayene yapılmalıdır.

– Kısa bilişsel değerlendirme ve özgeçmişe göre hafif kognitif bozukluk olduğu düşünülen hastalara daha detaylı bilişsel testler yapılmalıdır.

– Güncel konular hakkında konuşmak amnezinin derecesini belirlemek için faydalıdır. Kişisel bakım ve günlük aktivitelerdeki düşüş de erken demansın bir bulgusu olabilir.

 

Hafif Kognitif Bozukluk DSM V Tanı Kriterleri:

A. 1≥bilişsel alanda daha önceki yeterlik düzeyine göre çok belirgin olmayan gerileme : Kişinin kendisi, yakını ya da hekim tarafından fark edilir ve nicel olarak yapılan değerlendirmelerdeki bozulma çok önemli ölçüde değildir.

B. Bilişsel eksiklikler gündelik etkinliklerde kendi başına bağımsız davranmayı engellemez.

C. Bilişsel eksiklikler sadece deliryum sırasında ortaya çıkmaz.

D. Başka bir psikiyatrik bozuklukla daha iyi açıklanamaz.

 

Ağır Kognitif Bozukluk DSM V Tanı Kriterleri:

A. 1≥bilişsel alanda daha önceki yeterlik düzeyine göre belirgin gerileme : Kişinin kendisi, yakını ya da hekim tarafından fark edilir ve bu durum nicel olarak da değerlendirilip belgelendirilebilir.

B. Bilişsel eksiklikler gündelik etkinliklerde kendi başına bağımsız davranmayı güçleştirir.

C. Bilişsel eksiklikler sadece deliryum sırasında ortaya çıkmaz.

D. Başka bir psikiyatrik bozuklukla daha iyi açıklanamaz.

 

A kriterinde bilişsel alanda belirgin gerileme ve B kriterinde işlevselliğin bozulması aradaki temel farkı oluşturur.

 

Gündelik etkinliklerin bozulması:

1. Kompleks dikkat: Normal görevler daha uzun zaman alır; dikkat kolay dağılır, bellekte bilgi tutmakta, zihinden hesaplama yapmada ya da bir telefon numarasını aramada zorlanır

2. Yönetici işlevler: Çok aşamalı görevlerde, planlamada, organizasyonda, çoklu görevlerde zorlanır.

3. Öğrenme ve hafıza: Son olayları hatırlamada, kendi söylediklerini tekrarlamada zorlanır ve liste veya hatırlatıcılara ihtiyacı artar.

4. Dil: Kelime bulmada güçlük çeker, genel ifadeler ya da yanlış kelimeler kullanır, gramer hataları yapar, diğer dilleri anlamada zorluk çeker.

5. Algısal motor görsel uzaysal işlev: Bildiği yerlerde kaybolur, daha fazla not ve harita kullanır, kullanmayı bildiği alet ve cihazları kullanmakta zorlanır.

6. Sosyal biliş: Disinhibisyon (şartlı reflekslerin yitimi) ya da apati (ilgisizlik), empati kaybı, uygunsuz davranış, muhakeme yeteneğinin kaybı 

 

Nöro-görüntüleme:

– Kontrastsız beyin bilgisayarlı tomografisi (BT) serebrovasküler hastalık, subdural hematom, normal basınçlı hidrosefali veya kitle lezyonu açısından değerlendirme yapılması için gerekebilir.

– Hafif kognitif bozukluk olan hastalarda hipokampüs görüntülemesi için MR’da koronal kesitler tercih edilmelidir.

– Beyin BT ve MR dışında hasta B12 eksikliği ve hipotiroidi açısından da değerlendirilmelidir.

 

Ayırıcı Tanı:

Hafif kognitif bozukluk, Alzheimer hastalığı ve diğer nörodejeneratif demans riski ile ilişkili iken, diğer durumlarda da hafif kognitif bozukluk ortaya çıkabilir.

– Psikiyatrik hastalıklardan özellikle depresyonda, duygudurum şikayetleri yerine bilişsel özellikleri ön planda olabilir.

– İlaçların yan etkileri (örn. Antikolinerjik, antihistaminik kullanım) ve uyku bozuklukları da özellikle yaşlı yetişkin popülasyonlarında bilişsel yakınmaların yaygın nedenleridir.

– Hafif kognitif bozukluk ayırıcı tanısında metabolik bozukluklar, özellikle de B12 vitamini eksikliği ve hipotiroidi düşünülmelidir.

– Normal yaşlanmada da hem öznel hem de nesnel bilişsel değişiklikler ortaya çıkabilir, ancak genel olarak günlük yaşamdaki fonksiyonel yetenekler kaybolmaz.

 

Tedavi:

Kognitif bozukluğun geri döndürülebilir nedenlerinin tedavi edilmesi:

Hafif kognitif bozukluk hastalarının bir kısmı zaman içinde stabil seyretse de bazı hastalarda oluşan bilişsel bozukluğun arkasında geri döndürülebilir nedenler olabilir:

– İlaç yan etkileri

– Uyku bozuklukları

– Depresyon

– B12 vitamini eksikliği ya da hipotiroidi

 

Vasküler risk faktörlerinin değerlendirilmesi:

– Hafif kognitif bozukluk ve Alzheimer hastalarında ateroskleroz riski daha fazladır.

– Hafif kognitif bozuklukta aynı Alzheimer hastalığında olduğu gibi ölüm sonrası muayenede patolojiye rastlanabilir.

Hafif kognitif bozukluğu olan hastalarda ateroskleroz risk faktörleri mutlaka tedavi edilmelidir. Özellikle hipertansiyon tedavisinin genel popülasyonda demans insidansını azalttığı gösterilmiştir.

 

İlaç dışı tedaviler:

– Egzersiz: Yapılan çalışmalarda 6-12 ay arası egzersiz programlarının bilişsel fonksiyonları geliştirdiği gösterilmiş. Yapılan bir meta analizde ise aerobik egzersiz yapan katılımcılarda mini mental durum muayenesinde aldıkları skorların arttığı görülmüş.

– Bilişsel düzeyin geliştirilmesi: Bellek alıştırmaları yapılması ile sağlıklı erişkin bireylerde bilişsel düzeyin geliştiği görülmüş.

 

İzlem:

– Hafif kognitif bozukluğu olan erişkinlerde yaş ilerledikçe hastalığın demansa dönüşme riski daha da artar.

– Hasta takibinde nöropsikolojik test yapılması prognoz açısından faydalı bilgilerin elde edilmesini sağlayabilir.

– Önemli subjektif şikayetleri olan veya hafif kognitif bozukluk kriterlerine uyan hastalara ilk değerlendirmeden bir ila iki yıl içinde yeniden nöropsikolojik test yapılması hastalığın ilerleyişini değerlendirmede yardımcı olur.

 

Koruma:

Yaşam tarzı:

– Fiziksel egzersiz

– Bilişsel eğitim

– Bilişsel rezerv ve eğitimin rolü: Yüksek düzeyde eğitim gören kişilerde demans riski azalır. İleri düzey eğitimin bilişsel rezervi arttırdığı düşünülmektedir. 

 

– Vasküler risk faktörlerinin düzeltilmesi: Hipertansiyon, diyabet ve inaktivite gibi

– Etkisi kanıtlanmamış yöntemler:

– Diyet (Omega 3, Akdeniz diyeti, alkol kullanımı): Hafif-orta düzeyde alkol kullanımının gözlemsel çalışmalarda faydalı olabileceği bulunmuştur.

– Vitamin takviyesi (E vitamini, beta-karoten, flavonoidler, C vitamini gibi antioksidan vitaminler, B6, B12 vitaminleri ve folat, D vitamini)

– Statinler: Yapılan geniş çaplı retrospektif çalışmalarda statin (HMG CoA redüktaz) kullanımının demans riskini %15-40 azalttığı bulunmuş.